Hüzün İle İlgili Sözler

Hüzün İle İlgili Sözler

 

Sevgilinize, arkadaşlarınıza ve kırgın olduğunuz kimselere gönderebileceğiniz en güzel hüzünlü sözleri bir araya getirdik. Sosyal medya yoluyla veya mesaj yoluyla beğendiğiniz sözleri gönderebilirsiniz. İşte birbirinden anlamlı hüzünlü sözler…

 

Yokluğun gönlümde bir iç savaştır.

 

Şuan kalbim sıcaksa, fazla uzaklaşmış olamazsın.

 

Güvenme bana! Yüzüne güler, arkandan ağlarım.

 

Bir damla hüzündür kalbimden gözlerime yansıyan.

 

Kimse bilemez be canım. Bir yara bir ömrü nasıl kanatır.

 

Artık tüm şarkılar hüzün makamında, sensiz bu yüreğimde.

 

Yine başroldeyim ve yine maalesef üzgünü ben oynuyorum.

 

Yar ben kendimi bildim bileli hep sana aşığım hep sana deli…

 

İhtiyacım olan neydi biliyor musun? Bir papatya yaprağı daha!

 

Değer taşıyan tek hikaye vardır, oda bedelini sizin ödediğinizdir.

 

Sevdiğini kaybeden insanın, gülümsemesinde bile bir hüzün vardır.

 

Yüzün değil, hüzün görünür bazen aynada. Çeki düzen veremezsin.

 

Gözleri uzaklara dalan birinin, yakınlarda olmayan bir hikayesi vardır.

 

Hüzün adres değiştirir zamanla, benden geçer, sana göçer sevdiğim.

 

Her yatak tuzludur biraz, ya terin tadını tatmıştır ya da gözyaşlarının.

 

Şimdi yüreğim mi sana hesap sorsun, yoksa dökülen gözyaşlarım mı?

 

Hangi mevsimin rüzgarıdır aşk? Ne yana dönsem yüzüme hüzün eser.

 

Peki başka bir ekleyeceğin var mı bay ‘hüzün’? Az sonra yatacağım ben.

 

Gözlerinin güzelliği güzel gözlü güzellerin gözünden de güzeldir güzelim…

 

Hadi yalnızlığını idam et bakalım, son arzusunu yerine getirebilecek misin?

 

Seni aklıma getirecek birçok şarkı varken, yanıma getirecek hiçbir şey yok.

 

Yerlisi değilim ben bu acının. Şartlar öyle gerektirince sonradan yerleştim.

 

Eğer geceler seni sevdiğim kadar uzun olsaydı dünya güneşe hasret kalırdı…

 

Şart mı dudaklarımla kal demem, gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken!

 

İçim o kadar seninle dolu ki gözlerimde seni görürler diye kimseye bakamaz oldum…

 

Her insanın aynalara göstermediği bir yüzü ve kimseye söylemediği bir hüznü vardır…

(Robin Sharma)

 

Bilinmedik bir hüzün var içimde. Bir gariplik. Ya ben fazlalık bu şehirde. Yada biri eksik…

 

Misafir olarak geldi sanmıştım hüzün gönlüme. Meğer ev sahibi olacakmış bütün ömrüme…

 

Sevdiğim bütün yüzleri üst üste koyduğumda bile onun yüzü kadar güzel bir şey çıkmıyordu ortaya.

 

Biraz da sessizliğim konuşsun, harfsiz bir dil bulalım içimizde, sadece ikimizin anladığı bir hüzün olsun içinde!…

 

Gelir gibi yapıp köşeden ‘U’ dönüşü yapıyor mutluluk. Bir türlü mutlu olamadık bizde, ama hala ‘U’mutluyuz.

 

Sen giderken nasıl mı çaresizdim? Anlatayım. Koskoca orman yanıyordu ve benim gözlerimden başka yerde su yoktu!

 

Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır…

 

Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır.

 

Hangisine ağlamalıyım? Hayatımı mahvedip beni bir çırpıda sildiğine mi? Onca yaptığına rağmen seni silemediğime mi?

 

Günlerdir neden susuyorsun? dedim. Seni rahatsız etmek istemedim dedi. Sustuğu her gün rahatsızdım o bilmedi!

 

Sen bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.

 

Bazen bu yüreğe bu kadar acı fazla deriz kendi kendimize. Ama hata bizde; küçücük yürekle kocaman sevmişiz, ne haddimize.

 

Uçurumun kenarında tutunduğum son dal sen olsan bile seni kırmaktansa kendimi uçurumdan aşağı bırakmayı tercih ederim…

 

Bir deniz düşün susuz, bir gece düşün uykusuz, bir insan düşün sevgisiz, bir bahar düşün çiçeksiz, birden beni düşün sensiz…

 

Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni, ama son kez düşün sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi.

 

İnanıyorsan savunduklarına, arkasında duracaksın…Gerek yol cellada çıkarıldığında darağacına tabureye sen vuracaksın!

 

Yağmur yağıp nehirlerim taşarsa, bahar gelip çiçeklerim açmazsa ya birde yüreğimde yaram azarsa yaramı sarmaya tabibmi gelir?

 

Her sabah doğan güneş bir sabah doğmaz oldu…Elleri ellerimden kayıp giden yıldız oldu…Giderken bıraktığın tüm renkler siyah oldu…

 

Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar buradayım.

 

Neyi erken yaşadıysam, ona biraz geç kaldım. Neye en çok çalıştıysam, ondan düşük not aldım. Sen’in kapın açıkken, ben olunmazı çaldım.

 

En sevdiğim mevsime geldik; Yapraklar sararacak, gök gürültülü yağmurlar yağacak. Sonbahar, hüzündür. Hüzün ise, ben demektir.

 

Şimdi sana uzağım belli mi olur belki sıcak bir gülüşle gelirim aklına, ılık bir yağmurla yağarım şehrine, belki deli bir rüzgarla eserim yüreğine.

 

Yaşamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgide sensiz olmaz. Unutma! Sevmek daima beraber olmak değil,sen yokken bile seninle olabilmektir.

 

Kim bilir, şimdi hangi duygu limanın da yüreğin… Sevinç mi, hüzün mü? Bilmem… Takvimler yitik, mevsimler rehin… Bahar mı, güz mü? Bilmem.

 

Seni ilk gördüğüm an huzurun doruklarındaydım sevincin en mükemmelini yaşıyordum, senden ayrıldığım gün ölümün acısını yaşadım sensizliği anladım.

 

Uçabilir mıydı yıldızlar gökyüzü olmasa. Hiç doğar mıydı ki güneş sabah olmasa. Açar mıydı çiçekler yağmur yağmasa. Yaşar mıydım bu dünyada sevgin olmasa.

 

Bilir misin ne zor ıslak gözlerle uyumak, dokununca kanayan bir kalp taşımak, hasret dolu gözIerIe etrafa bakmak ve bilir misin ne zor bu hayatı sensiz yaşamak.

 

Hani kardelen çiçeği göğe uzanıpta çıkarırya gövdesini karın altından… Zemheri yüreğim derki, yüreğinde kardelen kadar cesaretin yoksa, kış günü aşık olma…

 

Hayatta umudun hep gülmek olsun, birgün ağlarsan oda mutluluktan olsun, yaşayan bir kez ölür, ölen bir kez gömülür, benim sana olan sevdam ne ölür nede gömülür…

 

Hangi ruh duydu seni benim kadar derinden, hangi gönülde yandın böyle bir yangınla sen ya benim gözlerimdir seni bambaşka gören yada sevgimdir seni yücelten.

 

Umutsuzluğu ihraç eden bir çok ülkenin herhangi bir şehrinde bıraktım seni,inzivaya çekilmiş bu hikayenin hüzün dolu tetiğini çoktan çektim, seni öldüreli çok oldu.

 

Deniz sesimi duyar mı dağlar dinler mi anlatsam seni? Hüzünlüyüm desem çare olur mu gökyüzü salar mı bulutları peşine, ilgilenir mi rüzgar yardım eder mi seni bulmama?

 

Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

 

Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar yaşama sebebimsin dünyada su kadar ekmek kadar ayrılığın, özlemin herşeyin bir hazzı var seni anmakta güzel seni beklemek kadar…

 

Ben seni sevmeyi seviyorum. Ben seni severken sende böyle karşımda dururken, seni özlemeyi seviyorum ve böylece ölüp gitmeyi seviyorum. Bu sevgiyle tanıştırdığın için seni seviyorum.

 

Senin için ağlayan şu gözlerimi gelip silecek misin? Her gece seni düşünen beni birgün sevecek misin? Seni bir ömür beklesem birgün bana gelecek misin? Gel ne olur sevdiğim sev ne olur benim seni sevdiğim gibi.

 

Birgün beni nasıl paslı bir makasla nasıl da derinden budayıp gittiğini farkettim. Yeni bir filiz veremiyecek kadar derindi kesip attıkların. Sensizlikle oluşmuş hastalığıma senin bile çare olamayacağını benim için artık çok gecikildiğini anladım…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?