Yunus Emre Sözleri

Yunus Emre Sözleri

 

Yunus Emre, tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisidir. On üçüncü yüzyılın ikinci çeyreği ile on dördüncü yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı düşünülmektedir.Değerli okurlarımız işte sizler için hazırladığımız birbirinden değerli Yunus Emre sözleri…


 

Üzenlerin üzüldüğü vakit da gelir.

 

Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.

 

Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.

 

Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.

 

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

 

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

 

Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.

 

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.

 

Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.

 

Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.

 

Her kim Kuran bilmedi sanki dünyaya gelmedi.

 

Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.

 

Hakk’ı uzaklarda arama, Hakk’ın durağı gönüldedir.

 

Söz bu dünya cehennemini, cennetin 8 katına çevirir.

 

Söze tarih yedi yüz yediydi, Yunus cânı bu yolda fidîyidi.

 

İnsanı yoldan alıkoyan nefistir. Yolda kalır nefsine uyan.

 

Söz binlerce mücevher ve altın parayı kara toprak eder.

 

Aşk aşıkı şir eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.

 

Âşık öldü diye sala verirler. Ölen bedendir, âşıklar ölmez.

 

Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.

 

İnsanlar doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulamaz sen eğri isen.

 

Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.

 

Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben.

 

Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

 

Sabreden kişi, sabrın ne olduğunu bilir. Sabırsız sabırlının dediğini ne bilir.

 

Sabırlı kişinin öfkesi kalmaz. Kişi sabırlı olduğu zaman kötü huyları kalmaz.

 

Aşk dilini bilmeyen, âşık dilinden anlamayan ya delidir ya da dünya ehlidir.

 

İyi İnci Derviş’in gönlündedir. Onun büyük denizlerde olduğunu zannetme.

 

Davet söz ile değil hal iledir. O hal ki kulağı sağıra da görünür, gözü köre de.

 

Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen aşı yemeğe kim gelir.

 

Mazlumun, masumun ahı indirir, Şahı padişahı…  Sanma zalimin ettiği kardır.

 

Sabır, en kutlu hediye olduğu için bütün nifakçıları, kötü niyetli kişileri yener.

 

Ey dostlar işitin, aşk bir güneşe benzer. Aşkı olmayan gönül ise bir taş misalidir.

 

Tehî görmen kimseyi hiç kimsene boş değil, eksiklik ile nazar erenlere hoş değil.

 

Kulun gönül gözü görmedikçe, başımızdaki gözün görmesinin bir anlamı yoktur.

 

Sabrı başaran kişi diriyken ölür. Sabırlı olan kişi nefsini öldürüp Hakk’a yakınlaşır.

 

Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.

 

Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan, ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.

 

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.

 

Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.

 

Söz var gönlü sevindirir. Söz var tanıdığı yabancı eder. Söz kişiyi yüceltir veya alçaltır.

 

Ya Rabbena hayreyle, Muhammed’e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre vardığım gece.

 

Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme.

 

Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.

 

Ya elim al kaldır beni. Ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.

 

Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…

 

Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil.

 

Aldanma dünya malına zehir sunma balına düşüp dünya hayaline dalma gözüm bundan sonra.

 

Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.

 

Gönlü taş olanın dilinden zehir tüter. Ne kadar yumuşak konuşsa da onun sözleri “Savaş” gibidir.

 

Aşk ile yola çıkmaksa niyetin bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali vel İkram. Önce kahır sonra ikram…

 

Mansur’um, uş dâra geldim, Yusuf’um, pazara geldim. Aslanım, şikâra geldim, velâkin yatağım orda.

 

Ey aciz Yunus kimseye kibirlenme, toprak gibi alçakgönüllü ol. Gül bahçelerinin tümü toprakta biter.

 

Gönlünde aşk ateşi olan kişi yandıkça mum gibi yumuşar. Taş gönüller ise kararmış sert katı kış gibidir.

 

Eğer, öğüt olmak gerekirse sabırdan dinle. Yaralarının iyileşmesini istiyorsan sabrı kendine rehber edin.

 

Bu öyle aşk pazarıdır ki, bu pazarda canlar satılır. Ben canımı satmak için ortaya koydum ama alan yoktur.

 

Kalem eğri dilli mürekkep siyah yüzlü, kağıt ikiyüzlü. Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım.

 

Okudum bildim deme, çok ibadet ettim deme. Eğer Hakk’ı bilmezsen, boş yere çaba gösteriyorsun demektir.

 

Aşk can derdinde olduğu zaman gerçek anlamda âşık olamaz. Canından vazgeçmeyen âşık sevdiğine erişemez.

 

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.

 

Gözün her nereye bakarsa Allah mutlaka orada hazırdır. Hakkı bulmayan can fayda bulmak yerine zarardadır.

 

Yunus, şimdi sözü en güzelinden usulüyle söyle, çok dikkat et. Bir söz seni o şahın katından uzaklaştırır.

 

Sabır yolunda olmaktan usanma. Bu yol, doğru yoldur. Bu yolda çok harami vardır. Ancak bunlar aciz ve zavallıdır.

 

Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.

 

Bu dünyada gönül veren kişi, sonunda pişman olacaktır. Dünyada benim dediği şeyler sonra ona düşman olacaktır.

 

Söz vardır, savaşı bitirir. Söz vardır, baş yitirilmesine sebep olur. Sözü vardır, zehirli yemeği bile bal yağ gibi tatlı eder.

 

Ey dostunu düşman sayan, gıybet etme, yalan konuşma. Bu dünyada fitneye düşen, iftira edenin öbür dünyada yeri dar olur.

 

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

 

Açlığın sonunda tokluk vardır, tokluğun sonu ise yokluktur. Bu yollar korkuludur. Bu yollarda Allah neyler sabredip görelim.

 

Sabrı candan cana bırakma. Sabır ile Miraç’ı ve Tur’u (Hz. Musa’nın Allah ile konuştuğu yer.) bulasın. Sabrederek Hakk’a yakın olasın.

 

Yunus, eğer akıllıysan bu dünyada mülke bağlanma, onu süsleme. Mülke bağlananlar, onu süsleyenler şimdi kara toprak olmuş yatıyor.

 

Yunus artık düşünmekten vazgeç, bu işe gerek yok. İnsan olana aşk gereklidir. Gönlüne Aşk ateşi düştükten sonra dervişe benzer.

 

Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş… Kahrın da hoş, lütfun da hoş.

 

Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?

 

Elbiseye kan bulaştığı zaman onu yıkamadıkça temiz olmaz. İnsan gönlünden dünya pasını temizlemedikçe kıldığı namazlar da yerini bulmaz.

 

Sabırlı kişi her zaman mutlu huzurlu olur. Nasibi sabır olan kişiler yücelir, saygı görür. Gör sabır ile Yusuf nereden nereye erişti. Sabrın acısı sonunda helvaya dönüştü.

 

Okumaktan, öğrenmekten asıl amaç Hakk’ı bilmek, tanımak olmalıdır. Kişi bütün okumalarına, gayretlerine rağmen Hakk’ı bilmez, Hakk’ın bildiklerini anlamazsa boşuna uğraşmış, zahmet çekmiştir.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?