Kız Kulesi İle İlgili Sözler


Bu sayfamızda İstanbul’un simgelerinden biri olan Kız Kulesini işledik. Sayfamızda en güzel kız kulesi sözlerini bulabilirsiniz. Sayfamızda yer alan sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilir, mesaj yoluyla sevdiklerinize iletebilirsiniz. Bizlere yorum bölümünden ulaşarak görüş ve önerilerinizi belirtebilirsiniz. İşte birbirinden güzel Kız Kulesi İle ilgili sözler…


 

Denize düşmüş bir oyuncaktır kız kulesi.

(Sunay Akın)

 

Kız Kulesi, kavuşamayan âşıkların simgesi olmuştur.

(Ahmet Özdemir)

 

Bir yanıt veren olmadı bugüne kadar inliyor Kız Kulesi.

(Erdem Bayazıt)

 

Anlat kimlerin yüreğinde Kız Kulesi gibi grev çivileri var.

(Ece Ayhan)

 

Bilirim ki Kız Kulesi doğum günü pastasıdır özgürlüğün!

(Sunay Akın)

 

Yalnızlığım Kız Kulesi gibiydi koca şehrin ortasında tek başına.

(Ahmet Özalhas)

 

Pulsuz zarf gibisin üstünde adresi evde kaldın naber Kız Kulesi.

(Sunay Akın)

 

Yolun açık olsun Galata, Kız Kulesi tek başına da yakışır bu masala!

(Eda Tezcan)

 

Adamın konuşmadığı bir “Kız Kulesi ” kalmış, hala helalimi bekliyorum diyor.

(Mehmet Yıldız)

 

Kız Kulesi çok mutluluklara şahit olmuştur, çok ayrılıklara ev sahipliği yapmıştır.

 

Boğazın en yakıştığı yerinde gözlerini üzerimize dikmiş âşık bir kadındı kız kulesi.

(Özlem Demirkan)

 

İstanbul’u özelleştiren, boğazı güzelleştiren, sırlarla dolu kalplerin aynası Kız Kulesi.

 

Böylece Kız Kulesi mektuplar yazmaya başladı Galata’ya. Hiç gönderilmeyecek mektuplardı bunlar.

(Eda Tezcan)

 

Kız kulesi oradadır işte, aşıklara konu olan, denizin ortasında sessiz gözyaşlarıyla yalnızlıktan saklanan.

 

Geliyor Boğaziçi’nden doğru bir iskeleden kalkan vapurun sesi, mavi sular üstünde yine bembeyaz Kızkulesi.

(Ziya Osman Saba)

 

Sen her göreni kendine aşık edersin, sen kendinde aşk barındırırsın, sen aşkın, yalnızlığın simgesi Kız kulesisin.

 

Kız Kulesi bu aşka sen tanık ol, sana gelen aşıklara aşkımızı anlat, sakın onlara mutsuzluktan, yalnızlıktan bahsetme.

 

Kız Kulesi Üsküdar’la bakışır, kubbe kubbe hilalinde gün ışır, dost ve düşman hep burada barışır, tarih tarih geziyorum İstanbul.

(Yakup Kavas)

 

Bakma sen, Kızkulesi’nin aldırmaz tavırlarına her ne kadar ilgilenmiyormuş gibi de dursa, aslında onun da gönlü yok değildir hani Galata’da.

(İbrahim Uğur Toprak)

 

İstanbul’daki Kız Kulesi ve Galata Kulesi evlenseydi bir sürü küçük kuleleri olurdu. İstanbul daha da güzelleşirdi. Beyazıt Kulesi de dede olurdu.

 

Karanlıktan korkan çocukların müzik kutusudur Kız Kulesi kapağı açıldığında  dansa başlayan balerin  hınzır martıların şakalarıyla ıslanır elbisesi.

(Sunay Akın)

 

İlk kez gitmiştik, Kız Kulesi’nde ” Beni ne kadar seviyorsun.” diye sordu, sustum, konuşamadım, dünyada sevgimi anlatacak kadar çay yoktu.

(Hikmet Anıl Öztekin)

 

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir, ne zaman birini çizsem öbürü kıskanır, ama şu Kız Kulesinin aklı olsa Galata Kulesine varır, bir sürü çocukları olur.

(Bedri Rahmi Eyüpoğlu)

 

Güneşin doğuşu bir başka, batışı bir başka, gecesi ayrı keder, gündüzü ayrı bir yer, sevgililerin vazgeçilmezi, gözyaşlarının sessiz adresi Kız Kulesi.

 

Topla kendini topla vururum seni İstanbul vururum en yeşil baharından, Kızkule’nden , Aşiyandan Bebek’ten denizinden vururum seni masmavi kanarsın.

(Ceyda Görk)

 

Kuzguncuk’tan Salacak’a gümüşlenen dalgacıklar gizemli bir kadın gibi geceye süsleniyor Kız Kulesi kararmış bir elmas yüzük ışıltısıyla sularda yüzdürüyor mahzunluğunu.

(Ceyda Görk)

 

İki sevgili için ayrılık çanları çaldığı vakit son vedayı yapmak için sözler boğaza düğümlenir de hiç konuşamazsın ya, sende İstanbul’un boğazındaki düğümsün Kız Kulesi.

 

Eskimo bir şair dokunuyor omzuma ve Kızkulesi’ni göstererek bırak artık diyor üzülmeyi yedi tepeli bu şehirde şiir okunacak tek yer elbette denizin ortasındaki şu küçük buz dağı.

(Sunay Akın)

 

Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkârane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam 80 arşındır. Yüzölçümü ise iki yüz adımdır, iki taraftan yerde kapısı vardır.

(Evliya Çelebi)

 

Kız Kulesi karşısında oturmak sahilde çay içmek, dostlarla muhabbet etmek, zamanın nasıl geçtiğini bir türlü anlayamamak, saat gecenin yarısı olmuş ama Kız Kulesi önü hala kalabalık.

 

Kız Kulesi neler gördün sen; bir güzel prensese ecel oldun, balıkçılara iskemle, şarapçılara masa oldun, aşıklara samanlık, Ahmet Çelebi uçtu başından, Galata’ya sevdalandın, kaç gemi geçti önünden.

 

Kızkulesi! Sen şair olsan; Fuzulî, Baki diz çöker, Orhan Veli sadece seni dinler. Sen şair olsan; Nazım Hikmet sus pus olur, Atilla’ya ilham gelmez. Şair olsan sen; tüm der saadet sana hazır, Akif Mehmet sana nâzır olur.

(Ahmet Gökçen)

 

Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak, toz olmak istiyordum. Varlığım orada olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerden gelselerdi. Sessiz sedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi’ni bıraksalardı. Ne alakaysa?

(İlhami Algör)

 

Koşmaca oynayalım Güzinciğim, sen ben dino bir de verusam, koşmaca oynayalım yağmurun altında yalın ayak başıkabak ve geçelim Sen Mişel Bulvarından İstanbul’u kovalayarak ve fır dönelim Notr Dam’ın bahçesinde Kızkulesi’yle.

(Nazım Hikmet)

 

Ben sıvaları dökülen Galata Kulesi, sen dalgalar arasında kız kulesi. Sırtını dönmüşsün bana, dalgalardan bahsediyorsun aramızdaki, oysa ben tüm dökülen sıvalarıma rağmen, yüzyıl sonra bile sana en yakın. Ben Galata Kulesi, sen Kız Kulesi.

 

Geceydi onu ilk gördüğümde saçlarını denize dökmüş, mağrur bir kadındı Kız Kulesi. Hüzündü aradığım yüzünde sevdaydı gördüğüm oysa anladım. Denizdi sevgilisi. Boğazın en yakıştığı yerinde gözlerini üzerimize dikmiş aşık bir kadındı kız kulesi.

(Özlem Demirkan)

 

 

Yazar: kuasar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir