Galata Kulesi İle İlgili Sözler


Bu yazımızda İstanbul’un esrarengiz yapısı Galata Kulesi ile ilgili sözler hazırladık. Galata Kulesi ile Kız kulesinin Hikayelerini çoğunuz okumuş veya duymuşsunuzdur. Özellikle Kız Kulesi ve Galata Kulesi arasındaki aşk hikayeleri. İşte birbirinden güzel Galata Kulesi’ni anlatan sözler…


Yolun açık olsun Galata, Kız Kulesi tek başına da yakışır bu masala!

(Eda Tezcan)

 

Başım dik, tenim hafif kavruk buğday rengi, Galata kulesi koydular ismimi.

 

Bazen bir bina aslında bir binadan daha fazlasıdır, işte burası Galata kulesidir.

 

Galata’yı ziyaret edip ona onun gözüyle bakmadıkça İstanbul, İstanbul değildir aslında.

 

Beyazıt Kulesi’nden Galata Kulesi’ne İki tel çektim saçından bütün gece yandı durdu. Seviyorum.

(Erdal Alova)

 

Böylece Kız Kulesi mektuplar yazmaya başladı Galata’ya. Hiç gönderilmeyecek mektuplardı bunlar.

(Eda Tezcan)

 

Galata’ya ilk adımınızı attığınız zaman anlayacaksınız bazen bir binanın sadece bir taş yığınından fazlası olduğunu.

 

Galata kulesi tam bir sır küpüdür. İstanbul’a tepeden bakar ve kimsenin görmediklerini görür, bilmediklerini bilir.

 

Galata’ya attığınızda adımınızı aklınıza Hazarfen gelir, Vedat gelir, yürekte kopan fırtınalar gelir, yürek yakan yangınlar gelir.

 

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir, ne zaman birini çizsem öbürü kıskanır, ama şu kız kulesinin aklı olsa Galata Kulesine varır, bir sürü çocukları olur.

(Bedri Rahmi Eyüpoğlu)

 

Sorsalardı söylerdim havadaki kuş nasıl satılamazsa nasıl satılamazsa denizdeki balık öyle sattım Galata Kulesi’ni saklayarak göz kapaklarımın altına.

(A. Ali Ural)

 

Güneşin doğuşu bir başka, batışı bir başka, gecesi ayrı keder, gündüzü ayrı bir yer, sevgililerin vazgeçilmezi, gözyaşlarının sessiz adresi Galata Kulesi.

 

Karşı kıyıdaki tarihi Galata Kulesi, yamacı ışıklarıyla aydınlatan sessiz evlerin üzerinde yükseliyordu. Buradan bakınca dünya tuhaf bir biçimde huzurlu görünüyordu.

(Dan Brown)

 

Adımlarken Galata Kulesi’nin daracık basamaklarını uçup uçmayacağını bilmiyordu Hezarfen bir tek şeyden emindi yalnızca inmeyecekti yürüyerek çıktığı merdivenden.

(Sunay Akın)

 

Bir rivayete göre bir kadınla bir erkek Galata Kulesi’ne ilk defa birlikte çıkmışlarsa mutlaka evlenirlermiş. Fakat çiftlerden biri daha önce kuleye çıktıysa bu tılsım bozulurmuş.

(Furkan Taha Postallı)

 

Galata hala Hazerfen’i anar, boğazdan geçen gemilere göz kırpar ve onca yaşadıklarına rağmen sırtınızı yaslayacağınız çok eski bir sırdaş gibi sessiz sedasız durur İstanbul’un kalbinde.

 

Başım dik, tenim hafif kavruk buğday rengi, Galata Kulesi koydular ismimi, bilirim, işlemeli değildir yapıldığım taşlar. Lakin ölçemedi, hiçbir ölçü birimi, duvarlarıma kazınmış şiirlerin kıymetini.

(Aydın Meriç)

 

Pırıl pırıl bir yaz günüydü Aydınlıktı, güzeldi dünya Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden Kendini bir anda bıraktı boşluğa Ömrünün baharında Bütün umutlarıyla birlikte Paramparça oldu Bir adam benim oğlumdu.

(Ümit Yaşar Oğuzcan)

 

Asırlardır göz göze bakarlar, bakarlar da, bir türlü kavuşamazlar. Yanıktır Kız Kulesi’ne Galata. Zarafetine, ihtişamına hayrandır. O büyük sevdası uğruna, kim bilir kaç kez sırılsıklam ıslanmıştır, İstanbul’un delice yağan yağmurunda.

(İbrahim Uğur Toprak)

 

Ben sıvaları dökülen Galata kulesi, sen dalgalar arasında Kız Kulesi. Sırtını dönmüşsün bana, dalgalardan bahsediyorsun aramızdaki, oysa ben tüm dökülen sıvalarıma rağmen, yüzyıl sonra bile sana en yakın. Ben Galata Kulesi, sen Kız Kulesi.

 

Onlar nereden bilsinler senin kıymetini, bilmez onlar. Seni sevmesini de beceremezler. En güzel ben severim seni. Hem onlar kâğıttan galata kulesi yapabilirler mi hiç? Yapamazlar işte ben yaparım. Anlasana kimse yapamaz başka kimse sevemez böyle seni.

(Ali Lidar)

 

”Demek sen Galata!” Ben de Kız Kulesi, memnun oldum tanıştığımıza! Doğru söylüyorsun ! Sen de ben de çok yakışız bu masala. Bu şehrin efsunlu güzelleriyiz biz. Bin bir ses çarptı asırlık duvarlarınıza. Nasıl yani? Sen ve ben mi diyorsun? Bir de bu şehir! İkimiz bir aşkın yüzünü İstanbul yaparız öyle mi? Deli olma !

(Eda Tezcan)

 

 

Yazar: kuasar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir