Atatürk’ün Gençlik İle İlgili Sözleri

Atatürk’ün Gençlik İle İlgili Sözleri

 

Atatürk’ün en büyük umududur gençlik… O, geleceğin gençlerin omzunda güvenle taşınacağından emindi, bu sebeple cumhuriyet meşalesini gençliğe verirken hiçbir tereddüdü yoktu. Bu görevin belgesi olarak da 19 Mayısları Türk gençliğinin bayramı ilan etti. İşte o büyük liderden gençlerimize söylenmiş anlamlı sözler…

 

Türk çocuğu, çok zekisin, bu belli; fakat, zekanı unut, daima çalışkan ol.

 

Milletin değerli ve seçkin gençleriyle konuşmak benim için mutluluktur.

 

Türk çocuklarından beklediğimiz; sağlam vücut, işlek zeka ve temiz yürektir.

 

Bütün ümidim gençliktedir. Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik.

 

Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak.

 

Gençler! Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.

 

Gençliği kesinlikle ülkü sahibi ve memleketle ilgili olarak yetiştirmek, herkesin, her devlet adamının başta gelen görevidir.

 

Ey Türk Gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.

 

Gençler,cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız. 

 

Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve devletin şeref ve istiklali kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller için bunu unutmamalıdır. 19 Mayıs güven, sevinç, hareket günüdür.

 

Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler uygulamaya geçtiği vakit, Türk milleti yükselecektir.

 

Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunu düşünerek, ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.

 

Bugün savaştan galip çıkmış şanlı bir ulusun düğün günü gençlik günüdür. bugün güçlü aydın Türkiye’nin yüreği ve beyni genç olan insanların yıl dönümünü kutladığı şerefli gündür.bizler bayram coşkusu nedeniyle toplanmış yüce Türk halkıyız.

 

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere, yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yükselme idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız.

 

Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil bugünün karanlıkları ahlâksızlıkları şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.

 

Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin !!.. Bu belli. Fakat zekânı unut!…Daima çalışkan ol…

 

Türk genci devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu bu memleketin polisi vardır jandarması vardır ordusu vardır adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle taşla sopa ve silahla nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç “polis henüz devrim ve Cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: “Demek adliyeyi de islah etmek rejime göre düzenlemek lazım!” Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana İsmet Paşa’ya Meclis’e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki “Ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!” İste benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?